Ziyaretçi DefteriZiyaretçi Defterine Yaz
Adem YILDIZ
14 Ocak 2012 08:04 | İSTANBUL
``Başkentte Kastamonu Günleri`` görüşüldü Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odasında (KATSO), Vali Erdoğan Bektaş`ın da katılımıyla düzenlenen toplantıda, ``Başkentte Kastamonu Günleri`` konuşuldu. Toplantıya, AK Parti Kastamonu Milletvekili Mustafa Gökhan Gülşen, kaymakam ve belediye başkanları ile resmi ve özel kuruluşların yöneticileri katıldı. aa / 12-18 Mart tarihlerinde yapılacak programın görüşüldüğü toplantıda konuşan Vali Erdoğan Bektaş, çabalarının en büyük önceliğinin, Kastamonu ve Ankara`yı birbirine yakınlaştırmak olduğunu vurgulayarak, ``Başından beri tutarlı bir yönetimle, bu, her sene gelişerek Kastamonu`ya katkısını arttıran bir faaliyettir. Umarım bu sene, olumsuzluğu az alan bir Kastamonu Günleri yaşama imkanımız olacaktır. Bunun için de herkes üzerine düşeni yapıyor`` ifadelerini kullandı. Milletvekili Gülşen ise Kastamonu Dernekler Federasyonunun (KASDERFED) kentin tanıtımına yönelik uzun zamandır yaptığı çalışmaları takdirle takip ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: ``Bu tür organizasyonları yapmak zor, fakat eleştirmek kolaydır. Mesele eleştirmek değil, Kastamonu tanıtımına hep beraber elden gelen katkıyı vermektir. Bizlerle baştan beri irtibatı kesmediler. KASDERFED`in Ankara`daki yöneticileriyle, başkanlarımızla ve yönetimiyle irtibatlı götürüyoruz her şeyimizi. Bunlar çok güzel, ama yeterli değil, biraz daha zenginleştirilmesi, sadece bu programın değil, derneklerin yaptığı bütün programların veya derneklerin yaptığı bu tür projelerin çoğaltılması ve zenginleştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Sadece oradaki derneklerin değil, oradaki tüm hemşehrilerimizin birer turizm elçisi şeklinde değerlendirilmesi gerekli. Çünkü bizim nüfusumuzun yaklaşık 4-5 misli dışarıda yaşayan nüfusumuz var. Bunlar bizim için çok bulunmaz bir potansiyel. Biz bunların hepsine ulaşabilirsek çok ciddi sayıda turizm elçimiz olur. Bu faaliyeti tabii ki önemsiyorum. Yapılanların zenginleştirilmesi ve çeşitlendirilmesini ve bu işin öncülüğünü derneklerimizin yapmasını talep ediyorum.`` KATSO Başkanı Halil Öztosun, ``Elimizden gelen her türlü desteği veriyoruz. Kastamonu`yu buralı olmayanlara tanıtmak önemlidir. İlimizde yapılan ahşap fuarından feyz alarak İtalya`daki ahşap fuarına gidiyoruz. Bu fuar dünyada son model ahşapların ve ahşap makinelerinin sergilendiği fuardır. Bu fuarda Kastamonu`nun ürünlerinin sergilenmesini istiyoruz. Mutlaka ürünlerimizi bu fuara getirelim biz elimizden gelen desteği vereceğiz. Valimize ahşaba verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorum`` diye konuştu. KASTERFED Başkanı Hasan Şen de Kastamonu`yu Ankaralılara tanıtmayı heyecanla beklediklerini ifade ederek, ``50 standın 35`inde etli ekmek standı açma talebi var`` dedi.
Adem YILDIZ
13 Ocak 2012 11:57 | İSTANBUL
BOLU SOFRASINDA AKÇABAT KÖFTE VE IZGARA Hanönü ilçesinde hizmet veren Bolu Sofrası lokantasında sulu yemeğin yanı sıra Akçaabat Köfte ve ızgara çeşitleri Müşterilerin hizmetine sunulmaya başlandı. İşletme sahibi Serdar Özkan, Lokantamızda; sıcak ev yemekleri ve her nevi çorba, pide çeşitleri yapıyoruz. Öncelikli idealimiz temizliktir. Müşterilerimizin bizlere gösterdiği teveccühe teşekkür ederiz.”dedi. Özkan, müşterilerimizin isteği üzerine Akçaabat Köfte ve ızgara çeşitleri menümüze eklenmiştir, evlere servisimiz bulunmaktadır diye konuştu.
Adem YILDIZ
13 Ocak 2012 11:55 |
HANÖNÜ KAYMAKAMLIĞINA MEMUR ATAMASI YAPILDI Hanönü Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürlüğüne, açıktan atama ile Bilgisayar İşletmeni atandı. Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürlüğünde, boş bulunan bilgisayar işletmeni kadrosuna atanan Merve Ünlü görevine başladı. Ünlü, Konya Selçuk Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu. Memuriyete ilk defa atanmanın heyecanını yaşadığını belirten Ünlü, babam ile ilçeye geldim, kaymakamımız ile tanıştım ve yeni görevime başladım dedi. Ünlü, mesleğini en iyi şekilde yerine getirebilmek için mevcut personelin bilgi ve tecrübelerinden yararlanacağını kaydetti. (HY-
Adem YILDIZ
13 Ocak 2012 07:55 | istanbul
532 yıllık Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi büyük ilgi görüyor Kastamonu`da iki yıl önce restore edilerek Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından açılışı yapılan 532 yıllık Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi, yurt içi ve yurt dışından ziyaretçilerin uğrak yeri oluyor. Şeyh Şaban-ı Veli kastamonu Taşköprü Çukurçayı köyünde 1470 yılında dünyaya geldi. Doğumundan önce babasını kaybeden Şaban-ı Veli, 3 yaşındayken de annesini kaybetti. aa / Cami imamı Mehmet Çiftçi (52) AA muhabirine yaptığı açıklamada, külliye içinde bulunan mescidin, Şeyh Şaban-ı Veli hazretlerinden önce yapıldığını, iki yıl önce restore edilerek Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından hizmete açıldığını söyledi. Çiftçi, yurt içi ve yurt dışından çok sayıda ziyaretçinin külliyeyi gezdiğini belirterek, şunları kaydetti: ``İlk önce yapılan mescit, peygamber sülalesinden Seyit Ahmet Sünneti tarafından yapılmış. Şeyh Şaban-ı Veli ondan 60 yıl sonra bu mekana gelmiştir. Külliyenin adının Şeyh Şaban-ı Veli olarak anılmasının bu kişinin çok büyük bir din adamı olmasında etkili olmuştur. Şeyh Şabanı Veli 1481-1568 yıllarında yaşamıştır. Kendisi Taşköprü doğumlu, ilk tahsilini Taşköprü`de, orta tahsilini Kastamonu`da, yüksek tahsilini de İstanbul`da tamamlamıştır. Şaban-ı Veli hayatı itibariyle Peygamber Efendimize iki yönüyle benzemektedir. Bunlardan birincisi doğmadan önce babasını, doğduktan sonra ise annesini kaybetmesidir. Bir kadın tarafından yetiştirilmiş ve okutulmuştur.`` -Şeyh Şaban-ı Veli kimdir-- Taşköprülü hayırsever bir hanım tarafından evlat edinilerek okutulan Şaban-ı Veli ilk tahsilini ve hafızlığını Kastomonu-da, yüksek tahsilini de İstanbul-da yaptı. 1498 yılında Bolu`da Hayreddin Tokadi Dergahı`na 12 sene misafir talebe olarak kalan Şaban-ı Veli`yi, Hayreddin Tokadi hazretleri 1510 yılında icazetini yazıp Kastomonu-ya vazifeli olarak gönderdi. Hiç evlenmeyen Şeyh Şaban-ı Veli, yetiştirdiği ilim adamlarından 360 kişiye hilafet vermiştir.
Adem YILDIZ
12 Ocak 2012 14:45 | İSTANBUL
YUKARI ÇAKIRÇAY KÖYÜNDE ÇAKIR GÖZLÜ NURİ DAYI Gökçeağaç (Hanönü) yollarındayım. Kar yağıyor hem de lapa lapa. İşte bu yağan lapa lapa kar altında Gökçeağaç’ın (Hanönü) uzak dağ köylerine doğru yola çıktım. C.KELEŞ Kar yağıyor durmaksızın. Taşköprü kar altında. Yol beyaz, gökyüzü beyaz, kar bembeyaz. Her yer ve her şey kar beyazına bürünmüş Uzun sürmüyor bu güzellik. Küre çayı orman deposundan sonra Sirke köyü rampasına doğru kar değil artık yağmur yağıyor. Gökçeağaç içinde yağmur devam ediyor. Dağlara, Boyabat sınırına doğru doğru çıkıyoruz. Yağmur damlaları arasında beyazlıklar artmaya başlıyor. Sonrasında yükseldiğimiz her metrede beyazlık artarak devam ediyor. İşte şimdi ortalık bembeyaz oldu. Yol karla kaplı bizden önce kimse gitmemiş belli. Kardan bir asfalt kaplanmış bir yoldan ilerliyoruz. Yol sisli birkaç metre ötemiz gözükmüyor. Kar döküyor bulutlar lapa lapa. Yukarı çakırçay derler bir köye düşüyor yolumuz. Köyün İl merkezine uzaklığı 88, İlçe merkezine uzaklığı 18 km. Yanımızda Muhtar Hasan Gündoğdu var. Burada kışın 4 kişi yaşar diye anlatıyor. Duruyoruz köy meydanında. Aşağı bir yol gidiyor —Gel peşimden, buraya kadar gelip de Nuri Dayıma bir merhaba demeden gidersem darılırlar bana diyor. Muhtar önde ben arkada yoğun kar altında iniyoruz küçük bir yoldan. İleride bir ev gözüküyor ilk gözüme çarpan şey bacasının tüttüğü demek ki hayat var bu evde. Yarı tuğla, yarı ahşap evin önünde durup sesleniyor, -Ooooo Nuri dayııııı Ses yok, Bir daha bu sefer biraz daha yüksek bağırıyor, Pencereden beyaz yazmasıyla ninem kafasını uzatıp muhtara bakıyor, —Ninem, Nuri dayımı yolla da bir görelim, konuşalım diyor. —Az bekleyin hele deyip pencereyi kapatıyor. Az sonra Nuri Dayım kafayı gözü sarmış bir halde geliyor, Kar tipi şeklinde yağmaya devam ederken biz de ayaküstü birkaç kelime konuşuyoruz. —Yahu böyle olur mu muhtar içeri gidelim bak kar yağıyor diye ısrar etse de muhtar ve ben çakır gözlü dedeme veda ediyoruz. Kar altında bir kedi koşuyor önümüzden, ayakları kara değdikçe zıplıyor, yere değdikçe silkeliyor. Çakır gözlü Nuri dayıma bir isteğin var mı diyorum, — Yok diyor ama muhtara bakarken gelirken niye cıgara getirmedin diye çıkışıyor, sonrasında zıkı zıkı tembih ediyor telefon ve elektriği ödemeyi unutma sonra kesiyorlar, bu zemheride elektriksiz telefonsuz kalmayalım diye. Çakırçay’a on beş kadar yeni ev yapılmış. Yıllardır İstanbul’a göç veren köy şimdilerde oradan gelecek olan gurbetçilerini bekliyor. Uzun yıllar İstanbul’u mesken tutanlar, emekli olduklarında artık huzur arıyorlar. O huzuru çocukluklarının geçtiği, her taşında kayasında ağacında bir hatıralarının olduğu köylerinde buluyorlar. Dün, Hanönü dağlarına kar, Gökçeağaç’a yağmur yağdı. Yukarı Çakırçay’da Nuri dayım dışarıda durmaksızın yağan kara baktı, sonrasında sobaya birkaç dal daha meşe atarken, Kar apansız bastırdı diyerek söylendi. Dışarıda bir araç kar altında köyün karlı yollarında sisler arasından kaybolurken, —Yolunuz açık olsun demeyi ihmal etmiyor. 1037 Ziyaretçi Defteri Kayıtlar « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 » |


